Atatürk'e verilen Mustafa ismi: Atatürk'ün günlerce gözyaşı döktüğü o olay..
Atatürk'e BABA olmayı öğreten adam: Ali Rıza
Efendi
Atatürk, bilinenin aksine Selanik'li değil.
Aslen Konya Karamanlıdır. Babası Ali Rıza Efendi'nin soyu Konya Karaman'a dayanmakla birlikte, Selaniğe yerleştirilen Yörük Türklerdenlerdir.
Babası Ali Rıza Efendi, 1839 yılında Selanik'te doğdu. Babası Kızıl Hafız Ahmet Efendi, annesi ise Ayşe Hanım'dır. Ailenin Hatice, Nimeti, Ali Rıza ve Mustafa adlı dört çocuğundan birisidir. Kardeşi Mustafa, bebekken beşikten düşerek hayatını kaybetmiş ve Ali Rıza Efendi kendi oğluna "Mustafa" ismini, kardeşi Mustafa'nın anısını yaşatmak üzere vermiştir. Ali Rıza Efendi'nin hayatı acılarla ve zorluklarla geçmiştir. Giriştiği birçok iş başarısız olmuş, ailesini geçindirmek için yapmadığı iş kalmamıştır. En son çare Ticaret yapmak için Tuz satmaya başlamış, ancak satışlar iyi gitmeyip tuzlar depoda eriyince bu işi de bırakmak zorunda kalmıştır.
Ticari hayatındaki başarsızlıklar nedeniyle büyük bir moral çöküntüsü yaşayan
Ali Rıza Efendi, ağır bir hastalık geçirmesine rağmen,
Bu dönemde okul çağına gelen oğlu Mustafa ile yakından ilgilendi.
Onun modern bir eğitim alması ve büyük adam olması için çok uğraştı. Oğlunu mahalle mektebinde değil, yenilikçi bir okul olan Şemsi Efendi Mektebi'nde okutmak için ısrarcı olması, Mustafa Kemal'in hayatında olumlu bir etki olmuştur.
Oğlunu daima, “adam olmak için okumak, öğrenmek şarttır. Başka çaresi yoktur” sözleriyle okumaya teşvik ettiği bilinir..
Varını yokunu ailesi için feda eden Ali Rıza Efendi'nin, rahmetli kardeşinin adını taşıyan ve hatıralarını yaşatan aslan evladı Mustafa'nın başarılarını görmek ne yazık ki kendisine nasip olmadı ve 1887 senesinde geçirdiği hastalık nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Naaşı, Selanikte bulunan Hortacı Camii'nin avlusuna defin edildi.
Yokluklar ve imkânsızlıklarla dolu
hayatında harika bir babalık yaptığı oğlu Mustafa, Bir devlete BABA, dünyaya da yol gösterici oldu...
Osmanlı'da yapılan hatalar yüzünden son zamanlarda işler, vatan'ın çıkarlarına göre pek iyi gitmiyordu. Öyle ki Osmanlı, gün geçtikçe toprak kaybediyor ve devlet tarihindeki en küçük sınırlara doğru hızla küçülüyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ün ailesi ile birlikte yaşadığı Selanik şehri de 1912 yılı kasım ayında Osmanlı toprağı olmaktan çıktı, son yönetim Selanik topraklarını tamamıyla kaybetti...
Selanik'te bulunan Hortacı Camisinin avlusundaki Atatürk'ün babasının mezar taşları, barbarlar tarafından sökülerek yok edildi ve o günden beri Ali Rıza Efendi'nin mezarı da kayıptır..
Osmanlı'nın Balkan savaşları sonrasında 1912-1924 yılları arasında süren savaş ve mübadele(göç) olayları sonucu olarak Atatürk ailesinin yaşadığı Selanik'teki tarihi miras olan kültür varlıkları ve belgeler önemli ölçüde önemini kaybetmiş, yok edilmiş veya çürümeye bırakılmıştı.
Şehir 1912 yılında yunanlar tarafından silahsız olarak ele geçirildiğinde camiler yunanlar tarafından kiliseye çevriliyor, Müslüman mezarları tahrip ediliyordu.
O yıllarda Trablusgarp'ta savaşan
Mustafa Kemal'in, günlerce süren gözyaşları döktüğü, birçok anıya konu olmuştur. Yine Mustafa Kemal, can dostu Nuri Conker'e 1913 senesinde bir mektup yazıyor ve babasının mezarı ile ilgili şunları diyor:
"Bir gün işittim ki, Hortacı Sultan Cami-i Şerifinin minaresine çan taktırılmış ve orada yatan babamın kemikleri yunan palikaryalarının kirli ayakları altında çiğnetilmiştir.”
(Mustafa Kemal Atatürk)
Dünya'ya insanlık dersi veren ve birçok esiri affeden, merhametiyle konuşulan Atatürk'ün babasının mezarı yunanlılar tarafından çiğnetilmişti..
Yıllar sonra, 10 Eylül 1922'de
denize döktüğü düşmanların ardından İzmir'e girer. Tarihi Konak meydanı'ndan Karşıyaka'da onu konuk etmek için hazırlanmış eve gitmek üzere ayrılır.
Karşıyaka'daki kalacağı eve geldiğinde evin mermer taraçasına çıktıktan sonra kapının önüne ayakları'nın altına paspas edilmiş bir yunan bayrağı görür,
Mustafa Kemal yerde serili bayrağın önünde durur, ağlayarak yalvaran kadın ve erkeklere ciddiyetle bakarak şu sözleri söyler: "Onlar geçmişte kötülük etmiş. Ancak bir milletin istiklalini temsil eden bayrak çiğnenmez. ben onun hatasını tekrar edemem"der. bayrağı kaldırtır ve bembeyaz mermerlere basarak içeri girer.
ATATÜRKÇÜ MEDYA✍️
Çok üzgünüm, eminim ki Atatürk'ün elinden hiçbirşey gelemezdi. Çünkü vatanı için cephede savaşıyordu.
YanıtlaSil😭😭😭
YanıtlaSilAtamız kendisine yakışanı yapmış ama bunu yapanlar da idamı hakediyor
YanıtlaSilbirr şeyler okurken ağladığım asla görülmemiştir ama sizin yazılarınızı okurken gözlerim doluyor Rabbim sizden razı olsun inşallah hakettiğiniz değeri görürsünüz🤲
YanıtlaSilKimbilir daha bilmediğimiz daha neler var hepimiz Atatürkü selanikli zannediyorduk Yörük oğlu imiş Maşallah SubhanAllah
YanıtlaSilçok duygulandım ve zoruma da gitti Onlar Türklerin merhamet duygusunun üçte biri bile olamaz
YanıtlaSil